Duygularımızı anlamak için başlangıç önerileri

  Her zaman iletişimin önemini vurguluyoruz. Peki kendinizle iletişiminizi en son ne zaman sorguladınız? Hayatımızda önce kendimizle iyi iletişim kurmalıyız. İletişimin birinci kuralı “dinlemek” Kendimizle iletişim kurarken ilk adımımız kendimizi, hissettiklerimizi dinlemek olmalı. Gün içerisinde bir çok duyguyu hızlı geçişlerle yaşıyoruz ve yüzeysel olarak gözlemliyoruz. Ancak bazı duygular var ki kısır döngü olarak hayatımıza yerleşiyor ve her o döngüye girdiğimizde kendimizle olan “iyi iletişimimiz” biranda bozuluyor. Kısır döngüde bizi rahatsız eden ancak kabullenmek ve üzerinde durmak yerine yüzeysel olarak baş ettiğimiz duygular içerisinde stres, panik, endişe gibi bir çok duygu yer alıyor. Gün içerisinde o döngüden bir kere bile geçsek etkisini uzun süre taşıyoruz. Peki ne yapmalıyız? Öncelikle kendimizi tarafsız bir şekilde kendimize tarif etmeliyiz. En çok hangi duygularda kilitlendiğimizi, etkisinden kurtulamadığımızı veya hangi duygulardan anlık kaçışlar yaşadığımızı tespit etmemiz gerekiyor. İşte tam da bunun için önce kendinizi “dinlemelisiniz” ve kendinize olan “farkındalığınızı” arttırmalısınız.

  Derinden hissettiğiniz duyguyu farkettiğiniz anda artık kendinizi gözlemlemeli ve duygularınızı anlamaya çalışmalısınız. “Bu duyguyu ne zaman hissediyorum?” , “Hangi durumlarda bu duygum harekete geçiyor” soruları ile duygunuzun başladığı durumu farkederek sorununuzun kaynağına inmelisiniz.Bu adımları uyguladıktan sonra sizi korkutan, stres yaratan, endişelendiren davranışlardan kaçmak yerine artık anlayarak kaynağını çözme yolunda ilerlemelisiniz.

   Son olarak, unutmayın ki bir duyguyla yüzleşmek, ona verdiğimiz yanıttan çok farklı bir durumdur. Kendinizin başetmekte zorlandığı ve sizi yormaya başlayan duygu durumunuz için bir uzmandan destek alabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir